doğum esnasında histerektomi (rahmin alınması) nedenleri

PERİPARTUM (POSTPARTUM) HİSTEREKTOMİ
SEZARYEN HİSTEREKTOMİ (DOĞUM SIRASINDA RAHMİN ALINMASI AMELİYATI)

Peripartum histerektomi, postpartum  histerektomi veya sezaryen histerektomi şeklinde isimlendirilen ameliyat doğum sırasında histerektomi (rahmin alınması) ameliyatıdır. Histerektomi total veya supraservikal şekilde gerçekleştirilebilir. İlk kez 1876 yılında İtalyan Eduardo Porro tanımladığı için Porro ameliyatı diye de isimlendirilir.

Ülkemizde ve dünyada yaklaşık olarak 2000 doğumda bir gerçekleştirilen bir ameliyattır. En sık neden normal doğum veya sezaryen sırasında meydana gelen aşırı kanamadır. Bu kanamaları durdurabilmek için bazen uterotonik ilaçlar, uterin masaj, uterin arter ve hipogastrik arter gibi damarların bağlanması yeterli olabilse de nadiren kanamayı durdurabilmek için histerektomi (rahmin alınması) gerekebilmektedir.

Doğum esnasında histerektomi (rahmin alınması) nedenleri:
– Plasenta previa, plasenta akreta gibi plasentasyon anomalileri nedeniyle aşırı kanama olması
– Uterin atoni nedeniyle aşırı kanama olması
– Uterus rüptürü
– Myomlar
– Pıhtılaşma bozukluklarına bağlı aşırı kanama
– Uterin damar yaralanmaaları
– Hematom
– Uterin enfeksiyon ve sepsis
– Dekolman plasenta

Peripartum histerektomi için risk faktörleri:
– Daha önce sezaryen ameliyatı geçirmiş olmak
– Üçten fazla doğum yapmış olmak
– İkiz gebelikler
– Daha önce myomektomi ameliyatı geçirmiş olmak

Kriyoterapi yapılmaması gereken durumlar

YARA DONDURMA (KRİYOTERAPİ)
DONDURMA TEDAVİSİ
Kriyoterapi ya da yaygın bilinen adı ile dondurma tedavisi anormal dokuları dondurarak tahrip etmek esasına dayana bir tedavi şeklidir. Rahim ağzına , siğillere (kondilom) , molluskum kontagiozum gibi lezyonlara ve diğer bazı hastalıklarda çeşitli uygulama alanları vardır. Dondurma genelde 3-4 dakika kadar sürer. Ancak işlem 1-2 sefer tekrarlanacağı için yaklaşık 15 dakika kadar alır.

Kriyoterapi genellikle rahim ağzındaki hücresel değişikliklerin ve halk arasında yara adı verilen erozyonların tedavisinde kullanılır. Kriyoterapi öncesi PAP smear testi yapılmış olması gereklidir.

İşlem hasta muayene pozisyonunda jinekolojik muayene masasına yatar haldeyken yapılır. Normal muayenede olduğu gibi vajinaya spekulum yerleştirilerek serviks görünür hale getirildikten sonra işlem yapılır.

Rahim ağzında ağrı sinirleri bulunmaz ve bu bölge ağrıya duyarsızdır.Bu nedenle acı olmaz ancak rahimde adet sancısını andıran kramp tarzında kasılmalar olabilir. Bu his 1-2 dakika gibi çok kısa bir sürede kaybolur. İşlem öncesinde yada hemen sonrasında basit ağrı kesicilerin kullanılması yararlı olabilir.Çok nadiren de vajina içinde garip bir his yaşanabilir. Soğukluk olarak tanımlanabilecek olan bu etki önemsizdir ve hemen kaybolur.

İşlem hasta muayene pozisyonunda jinekolojik muayene masasına yatar haldeyken yapılır. Normal muayenede olduğu gibi vajinaya spekulum yerleştirilerek serviks görünür hale getirildikten sonra işlem yapılır.

Kriyoterapi yapılmaması gereken durumlar:
Rahim ağzı kanalına doğru birkaç milimetreden daha derin olan lezyonlar.
Küretajda hastalık saptanması
Hamilelik
Probun alanından çok daha büyük lezyonlar
Rahim ağzında enfeksiyon
Tekrarlayan lezyonlar (LEEP yapılmalıdır)
CIN 3 ya da kanser varlığı

Vajen bölgesine askı materyali yerleştirilir veya idrar

ASKI AMELİYATLARI (SLİNG OPERASYONLARI)
Bu ameliyatlar idrar kaçırma (stres üriner inkontinans, SUI) şikayeti olan hastaların tedavisinde kullanılan çeşitli metodlardır. Yıllar içerisinde bu konuda yeni ameliyat metodları bulunmuştur.

Tarihsel sıralamayla bu ameliyatlar:
– Kelly (1913)
– Marshall-Marchetti-Krantz, MMK (1949)
– Burch, Retropubik üretropeksi (1961)
– TVT Tension –Free Vaginal Tape ve intravajinal slingplasti (IVS) (1996)
– Transobturator tape, TOT (2001)
– Miduretral polipropilen sling, MPS (2003)

Burch ameliyatı için karına sezaryen kesisine benzer bir kesi yapılması gerekir. TVT, IVS ve TOT operasyonları için ise karın açılması gerekmez ameliyat sadece vajina içerisinden yapılır.

Bu ameliyatların yapılış yöntemleri farklı olmakla beraber hepsinde de genel amaç idrar torbası ve üretraya (idrar torbasından idrarı dışarıya taşıyan boru şeklinde organ) alt taraftan destek sağlamak ve yukarıya doğru asmaktır. Vajen bölgesine askı materyali yerleştirilir veya idrar torbasını yukarı asmak amacıyla dikişler atılır. Her ameliyat gibi bu ameliyatların da başarı şansı yüzde yüz değildir fakat özellikle son yıllarda geliştirilen yeni ameliyatlar çok yüksek başarı oranlarına sahiptir